Âmenerrasûlü
▶ Anlayarak oku ve dinle Bakara suresinin tamamı
ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَۚ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيۡنَ أَحَدࣲ مِّن رُّسُلِهِۦۚ وَقَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَاۖ غُفۡرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ ﴿285﴾
âmene-rrasûlü bimâ ünzile ileyhi mir rabbihî velmü'minûn. küllün âmene billâhi vemelâiketihî vekütübihî verusülih. lâ nüferriḳu beyne eḥadim mir rusülih. veḳâlû semi`nâ veeṭa`nâ gufrâneke rabbenâ veileyke-lmeṣîr.
285. Allah’ın elçisi ve müminler, rabbinden ona indirilene iman ettiler. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine inandılar. “O’nun elçileri arasında ayırım yapmayız” ve “İşittik, itaat ettik, bağışlamanı dileriz rabbimiz, gidiş sanadır” dediler.
Kelime meali
ءَامَنَ inandı · ٱلرَّسُولُ Resul · بِمَآ şeye · أُنزِلَ indirilen · إِلَيْهِ kendisine · مِن Rabbinden · رَّبِّهِۦ · وَٱلْمُؤْمِنُونَ ۚ ve mü'minler (de) · كُلٌّ hepsi · ءَامَنَ inandı · بِٱللَّهِ Allah'a · وَمَلَـٰٓئِكَتِهِۦ ve meleklerine · وَكُتُبِهِۦ ve Kitaplarına · وَرُسُلِهِۦ ve peygamberlerine · لَا ayırdetmeyiz (dediler) · نُفَرِّقُ · بَيْنَ arasını · أَحَدٍۢ hiçbirini · مِّن O'nun elçilerinden · رُّسُلِهِۦ ۚ · وَقَالُوا۟ ve dediler ki · سَمِعْنَا İşittik · وَأَطَعْنَا ۖ ve ita'at ettik · غُفْرَانَكَ bağışlamanı dileriz · رَبَّنَا Rabbimiz · وَإِلَيْكَ sanadır · ٱلْمَصِيرُ dönüş(ümüz)
لَا يُكَلِّفُ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِلَّا وُسۡعَهَاۚ لَهَا مَا كَسَبَتۡ وَعَلَيۡهَا مَا ٱكۡتَسَبَتۡۗ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذۡنَآ إِن نَّسِينَآ أَوۡ أَخۡطَأۡنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحۡمِلۡ عَلَيۡنَآ إِصۡرࣰ ا كَمَا حَمَلۡتَهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلۡنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِۦۖ وَٱعۡفُ عَنَّا وَٱغۡفِرۡ لَنَا وَٱرۡحَمۡنَآۚ أَنتَ مَوۡلَىٰنَا فَٱنصُرۡنَا عَلَى ٱلۡقَوۡمِ ٱلۡكَٰفِرِينَ ﴿286﴾
lâ yükellifü-llâhü nefsen illâ vus`ahâ. lehâ mâ kesebet ve`aleyhâ me-ktesebet. rabbenâ lâ tüâḫiẕnâ in nesînâ ev aḫṭa'nâ. rabbenâ velâ taḥmil `aleynâ iṣran kemâ ḥameltehû `ale-lleẕîne min ḳablinâ. rabbenâ velâ tüḥammilnâ mâ lâ ṭâḳate lenâ bih. va`fü `annâ. vagfir lenâ. verḥamnâ. ente mevlânâ fenṣurnâ `ale-lḳavmi-lkâfirîn.
286. Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri boynumuza borç kılma! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et!
Kelime meali
لَا teklif etmez · يُكَلِّفُ · ٱللَّهُ Allah · نَفْسًا kimseye · إِلَّا başkasını · وُسْعَهَا ۚ gücünün yettiğinden · لَهَا (herkesin) kendine · مَا şey · كَسَبَتْ kazandığı · وَعَلَيْهَا ve aleyhinedir · مَا şey (kötülük) · ٱكْتَسَبَتْ ۗ işlediği · رَبَّنَا Rabbimiz · لَا bizi sorumlu tutma · تُؤَاخِذْنَآ · إِن eğer · نَّسِينَآ unutursak · أَوْ ya da · أَخْطَأْنَا ۚ yanılırsak · رَبَّنَا Rabbimiz · وَلَا yük yükleme · تَحْمِلْ · عَلَيْنَآ bize · إِصْرًۭا ağır · كَمَا gibi · حَمَلْتَهُۥ yüklediğin · عَلَى üzerine · ٱلَّذِينَ bizden öncekilerin · مِن · قَبْلِنَا ۚ · رَبَّنَا Rabbimiz · وَلَا bize yükleme · تُحَمِّلْنَا · مَا şeyleri · لَا gücümüzün yetmediğimiz · طَاقَةَ · لَنَا bizim · بِهِۦ ۖ ona · وَٱعْفُ ve affet · عَنَّا bizi · وَٱغْفِرْ bağışla · لَنَا bizi · وَٱرْحَمْنَآ ۚ bize merhamet et · أَنتَ sen · مَوْلَىٰنَا bizim sahibimizsin · فَٱنصُرْنَا bize yardım eyle · عَلَى karşı · ٱلْقَوْمِ toplumuna · ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirler