Anlayarak Kur’an Okuyorum Uygulamayı aç

İnfitâr Suresi

سُوْرَةُ الْاِنْفِطَارِ · 82. sure · 19 âyet · Mekkî · 30. cüz · Mushaf sayfa 587

İnfitâr suresinin Arapçası, Latin harfleriyle okunuşu, Diyanet meali ve her kelimenin Türkçe anlamı. Sesli dinlemek ve ayet ayet tekrar etmek için uygulamada açın.

▶ Anlayarak oku ve dinle

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

إِذَا ٱلسَّمَآءُ ٱنفَطَرَتۡ ﴿1﴾

iẕe-ssemâü-nfeṭarat.

1. Gökyüzü yarıldığında;

Kelime meali

إِذَا zaman · ٱلسَّمَآءُ gök · ٱنفَطَرَتْ yarıldığı

وَإِذَا ٱلۡكَوَاكِبُ ٱنتَثَرَتۡ ﴿2﴾

veiẕe-lkevâkibü-nteŝerat.

2. Yıldızlar dağılıp saçıldığında;

Kelime meali

وَإِذَا ve zaman · ٱلْكَوَاكِبُ yıldızlar · ٱنتَثَرَتْ saçıldığı

وَإِذَا ٱلۡبِحَارُ فُجِّرَتۡ ﴿3﴾

veiẕe-lbiḥâru füccirat.

3. Denizler taştığında;

Kelime meali

وَإِذَا ve zaman · ٱلْبِحَارُ denizler · فُجِّرَتْ fışkırtıldığı

وَإِذَا ٱلۡقُبُورُ بُعۡثِرَتۡ ﴿4﴾

veiẕe-lḳubûru bü`ŝirat.

4. Kabirlerin altı üstüne getirildiğinde;

Kelime meali

وَإِذَا ve zaman · ٱلْقُبُورُ kabirlerin · بُعْثِرَتْ içi dışına getirildiği

عَلِمَتۡ نَفۡسࣱ مَّا قَدَّمَتۡ وَأَخَّرَتۡ ﴿5﴾

`alimet nefsüm mâ ḳaddemet veeḫḫarat.

5. Her insan dünyada neleri yaptığını, neleri de yapmadığını anlayacaktır.

Kelime meali

عَلِمَتْ bilir · نَفْسٌۭ her can · مَّا ne · قَدَّمَتْ öne sürmüştür · وَأَخَّرَتْ ve geride bırakmıştır

يَٰٓأَيُّهَا ٱلۡإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلۡكَرِيمِ ﴿6﴾

yâ eyyühe-l'insânü mâ garrake birabbike-lkerîm.

6. Ey insan! Yüce rabbin hakkında seni yanıltıp aldatan ne oldu?

Kelime meali

يَـٰٓأَيُّهَا ey · ٱلْإِنسَـٰنُ insan · مَا nedir? · غَرَّكَ seni aldatan · بِرَبِّكَ Rabbine karşı · ٱلْكَرِيمِ engin kerem sahibi

ٱلَّذِي خَلَقَكَ فَسَوَّىٰكَ فَعَدَلَكَ ﴿7﴾

elleẕî ḫaleḳake fesevvâke fe`adelek.

7. O rabbin ki seni yarattı, seni insan olarak şekillendirdi ve seni dengeledi.

Kelime meali

ٱلَّذِى O ki · خَلَقَكَ seni yarattı · فَسَوَّىٰكَ seni düzenledi · فَعَدَلَكَ sana ölçülü bir biçim verdi

فِيٓ أَيِّ صُورَةࣲ مَّا شَآءَ رَكَّبَكَ ﴿8﴾

fî eyyi ṣûratim mâ şâe rakkebek.

8. Terkibini de dilediği gibi yaptı.

Kelime meali

فِىٓ hangi; · أَىِّ · صُورَةٍۢ surette · مَّا dilediyse · شَآءَ · رَكَّبَكَ ( o şekilde) seni terkib etti

كَلَّا بَلۡ تُكَذِّبُونَ بِٱلدِّينِ ﴿9﴾

kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.

9. Hayır! İnanacak yerde siz hâlâ dini yalan sayıyorsunuz.

Kelime meali

كَلَّا hayır · بَلْ bilakis · تُكَذِّبُونَ siz yalanlıyorsunuz · بِٱلدِّينِ cezayı

وَإِنَّ عَلَيۡكُمۡ لَحَٰفِظِينَ ﴿10﴾

veinne `aleyküm leḥâfiżîn.

10–11. Oysa sizi gözetleyen muhafızlar, değerli yazıcılar var.

Kelime meali

وَإِنَّ ve şüphesiz · عَلَيْكُمْ üzerinizde vardır · لَحَـٰفِظِينَ koruyucular

كِرَامࣰ ا كَٰتِبِينَ ﴿11﴾

kirâmen kâtibîn.

Kelime meali

كِرَامًۭا değerli · كَـٰتِبِينَ yazıcılar

يَعۡلَمُونَ مَا تَفۡعَلُونَ ﴿12﴾

ya`lemûne mâ tef`alûn.

12. Onlar yaptığınız her şeyi biliyorlar.

Kelime meali

يَعْلَمُونَ bilirler · مَا ne · تَفْعَلُونَ yapıyorsanız

إِنَّ ٱلۡأَبۡرَارَ لَفِي نَعِيمࣲ‏ ﴿13﴾

inne-l'ebrâra lefî ne`îm.

13. Buna göre kuşkusuz erdemliler cennette olacaklar;

Kelime meali

إِنَّ şüphesiz · ٱلْأَبْرَارَ iyiler · لَفِى içindedirler · نَعِيمٍۢ ni'metler

وَإِنَّ ٱلۡفُجَّارَ لَفِي جَحِيمࣲ‏ ﴿14﴾

veinne-lfüccâra lefî ceḥîm.

14. Kötüler ise kesinlikle cehenneme gireceklerdir.

Kelime meali

وَإِنَّ ve şüphesiz · ٱلْفُجَّارَ kötüler · لَفِى içindedirler · جَحِيمٍۢ yakıcı ateş

يَصۡلَوۡنَهَا يَوۡمَ ٱلدِّينِ ﴿15﴾

yaṣlevnehâ yevme-ddîn.

15. Ceza gününde oraya girerler;

Kelime meali

يَصْلَوْنَهَا oraya girerler · يَوْمَ günü · ٱلدِّينِ ceza

وَمَا هُمۡ عَنۡهَا بِغَآئِبِينَ ﴿16﴾

vemâ hüm `anhâ bigâibîn.

16. Ve oradan bir daha da ayrılamazlar.

Kelime meali

وَمَا ve değillerdir · هُمْ onlar · عَنْهَا ondan · بِغَآئِبِينَ kaybolacak

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ ﴿17﴾

vemâ edrâke mâ yevmü-ddîn.

17. Ceza günü nedir bilir misin?

Kelime meali

وَمَآ ve nedir? · أَدْرَىٰكَ sana bildiren · مَا ne olduğunu · يَوْمُ gününün · ٱلدِّينِ ceza

ثُمَّ مَآ أَدۡرَىٰكَ مَا يَوۡمُ ٱلدِّينِ ﴿18﴾

ŝümme mâ edrâke mâ yevmü-ddîn.

18. Evet, ceza günü nedir bilir misin?

Kelime meali

ثُمَّ sonra yine · مَآ nedir? · أَدْرَىٰكَ sana bildiren · مَا ne olduğunu · يَوْمُ gününün · ٱلدِّينِ ceza

يَوۡمَ لَا تَمۡلِكُ نَفۡسࣱ لِّنَفۡسࣲ شَيۡـࣰٔ اۖ وَٱلۡأَمۡرُ يَوۡمَئِذࣲ لِّلَّهِ ﴿19﴾

yevme lâ temlikü nefsül linefsin şey'â. vel'emru yevmeiẕil lillâh.

19. O gün hiç kimsenin başkası için bir şey yapması elinden gelmez. O gün hüküm yalnız Allah’ındır.

Kelime meali

يَوْمَ bir gündür · لَا malik olmadığı · تَمْلِكُ · نَفْسٌۭ kimsenin · لِّنَفْسٍۢ kimseye · شَيْـًۭٔا ۖ bir şeye (yardıma) · وَٱلْأَمْرُ ve buyruk · يَوْمَئِذٍۢ o gün · لِّلَّهِ yalnız Allah'ındır