Anlayarak Kur’an Okuyorum Uygulamayı aç

Leyl Suresi

سُوْرَةُ الَّيْلِ · 92. sure · 21 âyet · Mekkî · 30. cüz · Mushaf sayfa 595

Leyl suresinin Arapçası, Latin harfleriyle okunuşu, Diyanet meali ve her kelimenin Türkçe anlamı. Sesli dinlemek ve ayet ayet tekrar etmek için uygulamada açın.

▶ Anlayarak oku ve dinle

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ ﴿1﴾

velleyli iẕâ yagşâ.

1. Yemin olsun, bürüyüp örttüğünde geceye;

Kelime meali

وَٱلَّيْلِ geceye andolsun · إِذَا zaman · يَغْشَىٰ örttüğü

وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ ﴿2﴾

vennehâri iẕâ tecellâ.

2. Aydınlandığında gündüze;

Kelime meali

وَٱلنَّهَارِ ve gündüze andolsun · إِذَا zaman · تَجَلَّىٰ göründüğü

وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴿3﴾

vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.

3. Erkeği ve dişiyi yaratan ilâhî kudrete ki,

Kelime meali

وَمَا ve andolsun · خَلَقَ yaratana · ٱلذَّكَرَ erkeği · وَٱلْأُنثَىٰٓ ve dişiyi

إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ ﴿4﴾

inne sa`yeküm leşettâ.

4. Çabalarınız elbette farklı farklıdır.

Kelime meali

إِنَّ şüphesiz · سَعْيَكُمْ sizin işiniz · لَشَتَّىٰ çeşit çeşittir

فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ ﴿5﴾

feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.

5. Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa;

Kelime meali

فَأَمَّا ama · مَنْ kim · أَعْطَىٰ (hayır için) verir · وَٱتَّقَىٰ korunursa

وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿6﴾

veṣaddeḳa bilḥusnâ.

6. Bunların güzel karşılığına da inanırsa;

Kelime meali

وَصَدَّقَ ve doğrularsa · بِٱلْحُسْنَىٰ en güzel(söz)ü

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ ﴿7﴾

fesenüyessiruhû lilyüsrâ.

7. Biz ona iyilik yollarını kolaylaştırırız.

Kelime meali

فَسَنُيَسِّرُهُۥ ona kolaylaştırırız · لِلْيُسْرَىٰ en kolayı

وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ ﴿8﴾

veemmâ mem beḫile vestagnâ.

8. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse;

Kelime meali

وَأَمَّا ama · مَنۢ kim · بَخِلَ cimrilik ederse · وَٱسْتَغْنَىٰ ve kendini zengin görürse

وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿9﴾

vekeẕẕebe bilḥusnâ.

9. Güzel karşılığı da yalan sayarsa;

Kelime meali

وَكَذَّبَ ve yalanlarsa · بِٱلْحُسْنَىٰ en güzel(söz)ü

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ ﴿10﴾

fesenüyessiruhû lil`usrâ.

10. Biz onu zora sokarız.

Kelime meali

فَسَنُيَسِّرُهُۥ ona da kolaylaştırırız · لِلْعُسْرَىٰ en güç(yolda gitmey)i

وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ﴿11﴾

vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.

11. Kabir çukuruna düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.

Kelime meali

وَمَا ve yoktur · يُغْنِى faydası · عَنْهُ ona · مَالُهُۥٓ malının · إِذَا zaman · تَرَدَّىٰٓ çukura düştüğü

إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ ﴿12﴾

inne `aleynâ lelhüdâ.

12. Doğru yolu göstermek bize aittir.

Kelime meali

إِنَّ şüphesiz · عَلَيْنَا bize aittir · لَلْهُدَىٰ doğru yola iletmek

وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ ﴿13﴾

veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.

13. Şüphesiz âhiret de dünya da bizimdir.

Kelime meali

وَإِنَّ ve şüphesiz · لَنَا bizimdir · لَلْـَٔاخِرَةَ son da · وَٱلْأُولَىٰ ilk de

فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ ﴿14﴾

feenẕertüküm nâran teleżżâ.

14. Böylece alev alev yanan bir ateşe karşı sizi uyarmış bulunuyorum.

Kelime meali

فَأَنذَرْتُكُمْ ben sizi uyardım · نَارًۭا bir ateşe karşı · تَلَظَّىٰ alev saçan

لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى ﴿15﴾

lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.

15–16. O ateşe ancak gerçeği yalan sayıp sırt çeviren isyankâr kişi girer.

Kelime meali

لَا ona girmez · يَصْلَىٰهَآ · إِلَّا başkası · ٱلْأَشْقَى haydut olandan

ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ﴿16﴾

elleẕî keẕẕebe vetevellâ.

Kelime meali

ٱلَّذِى o ki · كَذَّبَ yalanlandı · وَتَوَلَّىٰ ve sırtını döndü

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى ﴿17﴾

veseyücennebühe-l'etḳâ.

17–18. Malını Allah yolunda verip arınan takvâ ehli ise ondan (ateşten) uzak tutulur.

Kelime meali

وَسَيُجَنَّبُهَا ve ondan uzak tutulur · ٱلْأَتْقَى en muttaki olan

ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ﴿18﴾

elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.

Kelime meali

ٱلَّذِى o ki · يُؤْتِى (hayra) vererek · مَالَهُۥ malını · يَتَزَكَّىٰ arınır yücelir

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ ﴿19﴾

vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.

19–20. O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.

Kelime meali

وَمَا ve yoktur · لِأَحَدٍ hiç kimsenin · عِندَهُۥ onun yanında · مِن hiçbir · نِّعْمَةٍۢ ni'meti · تُجْزَىٰٓ karşılık verilecek

إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ﴿20﴾

ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.

Kelime meali

إِلَّا yalnız · ٱبْتِغَآءَ ulaşmak için · وَجْهِ rızasına · رَبِّهِ Rabbinin · ٱلْأَعْلَىٰ yüce

وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ ﴿21﴾

velesevfe yerḍâ.

21. Ve sonunda hoşnut da olacaktır.

Kelime meali

وَلَسَوْفَ yakında · يَرْضَىٰ razı olacaktır