Leyl Suresi
Leyl suresinin Arapçası, Latin harfleriyle okunuşu, Diyanet meali ve her kelimenin Türkçe anlamı. Sesli dinlemek ve ayet ayet tekrar etmek için uygulamada açın.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
وَٱلَّيۡلِ إِذَا يَغۡشَىٰ ﴿1﴾
velleyli iẕâ yagşâ.
1. Yemin olsun, bürüyüp örttüğünde geceye;
Kelime meali
وَٱلَّيْلِ geceye andolsun · إِذَا zaman · يَغْشَىٰ örttüğü
وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ ﴿2﴾
vennehâri iẕâ tecellâ.
2. Aydınlandığında gündüze;
Kelime meali
وَٱلنَّهَارِ ve gündüze andolsun · إِذَا zaman · تَجَلَّىٰ göründüğü
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ ﴿3﴾
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
3. Erkeği ve dişiyi yaratan ilâhî kudrete ki,
Kelime meali
وَمَا ve andolsun · خَلَقَ yaratana · ٱلذَّكَرَ erkeği · وَٱلْأُنثَىٰٓ ve dişiyi
إِنَّ سَعۡيَكُمۡ لَشَتَّىٰ ﴿4﴾
inne sa`yeküm leşettâ.
4. Çabalarınız elbette farklı farklıdır.
Kelime meali
إِنَّ şüphesiz · سَعْيَكُمْ sizin işiniz · لَشَتَّىٰ çeşit çeşittir
فَأَمَّا مَنۡ أَعۡطَىٰ وَٱتَّقَىٰ ﴿5﴾
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
5. Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa;
Kelime meali
فَأَمَّا ama · مَنْ kim · أَعْطَىٰ (hayır için) verir · وَٱتَّقَىٰ korunursa
وَصَدَّقَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿6﴾
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
6. Bunların güzel karşılığına da inanırsa;
Kelime meali
وَصَدَّقَ ve doğrularsa · بِٱلْحُسْنَىٰ en güzel(söz)ü
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡيُسۡرَىٰ ﴿7﴾
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
7. Biz ona iyilik yollarını kolaylaştırırız.
Kelime meali
فَسَنُيَسِّرُهُۥ ona kolaylaştırırız · لِلْيُسْرَىٰ en kolayı
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسۡتَغۡنَىٰ ﴿8﴾
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
8. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse;
Kelime meali
وَأَمَّا ama · مَنۢ kim · بَخِلَ cimrilik ederse · وَٱسْتَغْنَىٰ ve kendini zengin görürse
وَكَذَّبَ بِٱلۡحُسۡنَىٰ ﴿9﴾
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
9. Güzel karşılığı da yalan sayarsa;
Kelime meali
وَكَذَّبَ ve yalanlarsa · بِٱلْحُسْنَىٰ en güzel(söz)ü
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلۡعُسۡرَىٰ ﴿10﴾
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
10. Biz onu zora sokarız.
Kelime meali
فَسَنُيَسِّرُهُۥ ona da kolaylaştırırız · لِلْعُسْرَىٰ en güç(yolda gitmey)i
وَمَا يُغۡنِي عَنۡهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ ﴿11﴾
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
11. Kabir çukuruna düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.
Kelime meali
وَمَا ve yoktur · يُغْنِى faydası · عَنْهُ ona · مَالُهُۥٓ malının · إِذَا zaman · تَرَدَّىٰٓ çukura düştüğü
إِنَّ عَلَيۡنَا لَلۡهُدَىٰ ﴿12﴾
inne `aleynâ lelhüdâ.
12. Doğru yolu göstermek bize aittir.
Kelime meali
إِنَّ şüphesiz · عَلَيْنَا bize aittir · لَلْهُدَىٰ doğru yola iletmek
وَإِنَّ لَنَا لَلۡأٓخِرَةَ وَٱلۡأُولَىٰ ﴿13﴾
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
13. Şüphesiz âhiret de dünya da bizimdir.
Kelime meali
وَإِنَّ ve şüphesiz · لَنَا bizimdir · لَلْـَٔاخِرَةَ son da · وَٱلْأُولَىٰ ilk de
فَأَنذَرۡتُكُمۡ نَارࣰ ا تَلَظَّىٰ ﴿14﴾
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
14. Böylece alev alev yanan bir ateşe karşı sizi uyarmış bulunuyorum.
Kelime meali
فَأَنذَرْتُكُمْ ben sizi uyardım · نَارًۭا bir ateşe karşı · تَلَظَّىٰ alev saçan
لَا يَصۡلَىٰهَآ إِلَّا ٱلۡأَشۡقَى ﴿15﴾
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
15–16. O ateşe ancak gerçeği yalan sayıp sırt çeviren isyankâr kişi girer.
Kelime meali
لَا ona girmez · يَصْلَىٰهَآ · إِلَّا başkası · ٱلْأَشْقَى haydut olandan
ٱلَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ ﴿16﴾
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
Kelime meali
ٱلَّذِى o ki · كَذَّبَ yalanlandı · وَتَوَلَّىٰ ve sırtını döndü
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلۡأَتۡقَى ﴿17﴾
veseyücennebühe-l'etḳâ.
17–18. Malını Allah yolunda verip arınan takvâ ehli ise ondan (ateşten) uzak tutulur.
Kelime meali
وَسَيُجَنَّبُهَا ve ondan uzak tutulur · ٱلْأَتْقَى en muttaki olan
ٱلَّذِي يُؤۡتِي مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ ﴿18﴾
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
Kelime meali
ٱلَّذِى o ki · يُؤْتِى (hayra) vererek · مَالَهُۥ malını · يَتَزَكَّىٰ arınır yücelir
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعۡمَةࣲ تُجۡزَىٰٓ ﴿19﴾
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
19–20. O öyle biridir ki, hiç kimsenin kendisi üzerinde karşılığını ödeyeceği bir hakkı olmadığı halde sırf yüce rabbinin rızâsını kazanmak için yardım eder.
Kelime meali
وَمَا ve yoktur · لِأَحَدٍ hiç kimsenin · عِندَهُۥ onun yanında · مِن hiçbir · نِّعْمَةٍۢ ni'meti · تُجْزَىٰٓ karşılık verilecek
إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ وَجۡهِ رَبِّهِ ٱلۡأَعۡلَىٰ ﴿20﴾
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
Kelime meali
إِلَّا yalnız · ٱبْتِغَآءَ ulaşmak için · وَجْهِ rızasına · رَبِّهِ Rabbinin · ٱلْأَعْلَىٰ yüce
وَلَسَوۡفَ يَرۡضَىٰ ﴿21﴾
velesevfe yerḍâ.
21. Ve sonunda hoşnut da olacaktır.
Kelime meali
وَلَسَوْفَ yakında · يَرْضَىٰ razı olacaktır