Anlayarak Kur’an Okuyorum Uygulamayı aç

Rahmân Suresi

سُوْرَةُ الرَّحْمٰنِ · 55. sure · 78 âyet · Medenî · 27. cüz · Mushaf sayfa 531

Rahmân suresinin Arapçası, Latin harfleriyle okunuşu, Diyanet meali ve her kelimenin Türkçe anlamı. Sesli dinlemek ve ayet ayet tekrar etmek için uygulamada açın.

▶ Anlayarak oku ve dinle

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

ٱلرَّحۡمَٰنُ ﴿1﴾

erraḥmân.

1–2. Kur’an’ı rahmân öğretti.

Kelime meali

ٱلرَّحْمَـٰنُ Çok merhametli (Allah)

عَلَّمَ ٱلۡقُرۡءَانَ ﴿2﴾

`alleme-lḳur'ân.

Kelime meali

عَلَّمَ öğretti · ٱلْقُرْءَانَ Kur'an'ı

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ ﴿3﴾

ḫaleḳa-l'insân.

3. İnsanı O yarattı.

Kelime meali

خَلَقَ yarattı · ٱلْإِنسَـٰنَ insanı

عَلَّمَهُ ٱلۡبَيَانَ ﴿4﴾

`allemehü-lbeyân.

4. Ona anlama ve anlatmayı öğretti.

Kelime meali

عَلَّمَهُ ona öğretti · ٱلْبَيَانَ beyanı

ٱلشَّمۡسُ وَٱلۡقَمَرُ بِحُسۡبَانࣲ‏ ﴿5﴾

eşşemsü velḳameru biḥusbân.

5. Güneş ve ay bir hesaba bağlı (olarak hareket ederler).

Kelime meali

ٱلشَّمْسُ güneş · وَٱلْقَمَرُ ve ay · بِحُسْبَانٍۢ bir hesap iledir

وَٱلنَّجۡمُ وَٱلشَّجَرُ يَسۡجُدَانِ ﴿6﴾

vennecmü veşşeceru yescüdân.

6. Yıldızlar da ağaçlar da secde ederler.

Kelime meali

وَٱلنَّجْمُ necm (bitkiler-yıldızlar) · وَٱلشَّجَرُ ve ağaçlar · يَسْجُدَانِ secde etmektedirler

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلۡمِيزَانَ ﴿7﴾

vessemâe rafe`ahâ veveḍa`a-lmîzân.

7–8. Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız;

Kelime meali

وَٱلسَّمَآءَ ve göğü · رَفَعَهَا yükseltti · وَوَضَعَ ve koydu · ٱلْمِيزَانَ mizanı

أَلَّا تَطۡغَوۡاْ فِي ٱلۡمِيزَانِ ﴿8﴾

ellâ taṭgav fi-lmîzân.

Kelime meali

أَلَّا taşkınlık etmeyin · تَطْغَوْا۟ · فِى tartıda · ٱلْمِيزَانِ

وَأَقِيمُواْ ٱلۡوَزۡنَ بِٱلۡقِسۡطِ وَلَا تُخۡسِرُواْ ٱلۡمِيزَانَ ﴿9﴾

veeḳîmü-lvezne bilḳisṭi velâ tuḫsirü-lmîzân.

9. Ölçüyü düzgün tutasınız ve eksik tartmayasınız.

Kelime meali

وَأَقِيمُوا۟ ve yapın · ٱلْوَزْنَ tartıyı · بِٱلْقِسْطِ adaletle · وَلَا ve · تُخْسِرُوا۟ eksiklik yapmayın · ٱلْمِيزَانَ terazide

وَٱلۡأَرۡضَ وَضَعَهَا لِلۡأَنَامِ ﴿10﴾

vel'arḍa veḍa`ahâ lil'enâm.

10. O yeryüzünü canlıların altına serdi.

Kelime meali

وَٱلْأَرْضَ ve yeryüzünü · وَضَعَهَا koydu · لِلْأَنَامِ canlılar için

فِيهَا فَٰكِهَةࣱ وَٱلنَّخۡلُ ذَاتُ ٱلۡأَكۡمَامِ ﴿11﴾

fîhâ fâkiheh. vennaḫlü ẕâtü-l'ekmâm.

11. Orada meyveler ve tomurcuklu hurma ağaçları var.

Kelime meali

فِيهَا onda vardır · فَـٰكِهَةٌۭ meyva(lar) · وَٱلنَّخْلُ ve hurmalar · ذَاتُ salkımlı · ٱلْأَكْمَامِ

وَٱلۡحَبُّ ذُو ٱلۡعَصۡفِ وَٱلرَّيۡحَانُ ﴿12﴾

velḥabbü ẕü-l`aṣfi verrayḥân.

12. Çimlenen taneler ve hoş kokulu bitkiler var.

Kelime meali

وَٱلْحَبُّ ve dane(ler) · ذُو saplı ve yapraklı · ٱلْعَصْفِ · وَٱلرَّيْحَانُ ve hoş kokulu bitkiler

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿13﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

13. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

خَلَقَ ٱلۡإِنسَٰنَ مِن صَلۡصَٰلࣲ كَٱلۡفَخَّارِ ﴿14﴾

ḫaleḳa-l'insâne min ṣalṣâlin kelfeḫḫâr.

14. O, insanı ateşte pişirilmiş toprak kaplar gibi kurutulmuş çamurdan yarattı.

Kelime meali

خَلَقَ yarattı · ٱلْإِنسَـٰنَ insanı · مِن pişmiş çamurdan · صَلْصَـٰلٍۢ · كَٱلْفَخَّارِ kiremit gibi

وَخَلَقَ ٱلۡجَآنَّ مِن مَّارِجࣲ مِّن نَّارࣲ‏ ﴿15﴾

veḫaleḳa-lcânne mim mâricim min nâr.

15. Cinleri de yalın ateşten yarattı.

Kelime meali

وَخَلَقَ ve yarattı · ٱلْجَآنَّ cin'i · مِن dumanı olmayan alevden · مَّارِجٍۢ · مِّن ateşten · نَّارٍۢ

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿16﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

16. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

رَبُّ ٱلۡمَشۡرِقَيۡنِ وَرَبُّ ٱلۡمَغۡرِبَيۡنِ ﴿17﴾

rabbü-lmeşriḳayni verabbü-lmagribeyn.

17. O, iki doğunun da rabbi iki batının da rabbidir.

Kelime meali

رَبُّ Rabbidir · ٱلْمَشْرِقَيْنِ iki doğunun · وَرَبُّ ve Rabbidir · ٱلْمَغْرِبَيْنِ iki batının

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿18﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

18. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

مَرَجَ ٱلۡبَحۡرَيۡنِ يَلۡتَقِيَانِ ﴿19﴾

merace-lbaḥrayni yelteḳiyân.

19. O, birbirine kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.

Kelime meali

مَرَجَ salıverdi · ٱلْبَحْرَيْنِ iki denizi · يَلْتَقِيَانِ birbirine kavuşuyorlar

بَيۡنَهُمَا بَرۡزَخࣱ لَّا يَبۡغِيَانِ ﴿20﴾

beynehümâ berzeḫul lâ yebgiyân.

20. (Ama) aralarında bir engel vardır; birbirlerine karışmazlar.

Kelime meali

بَيْنَهُمَا aralarında vardır · بَرْزَخٌۭ bir engel · لَّا (birbirine) geçip karışmıyorlar · يَبْغِيَانِ

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿21﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

21. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

يَخۡرُجُ مِنۡهُمَا ٱللُّؤۡلُؤُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ﴿22﴾

yaḫrucü minhüme-llü'lüü velmercân.

22. Onlardan inci ve mercan çıkar.

Kelime meali

يَخْرُجُ çıkar · مِنْهُمَا ikisinden de · ٱللُّؤْلُؤُ inci · وَٱلْمَرْجَانُ ve mercan

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿23﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

23. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

وَلَهُ ٱلۡجَوَارِ ٱلۡمُنشَـَٔاتُ فِي ٱلۡبَحۡرِ كَٱلۡأَعۡلَٰمِ ﴿24﴾

velehü-lcevâri-lmünşeâtü fi-lbaḥri kel'a`lâm.

24. Denizde yelkenlerini bayraklar gibi açarak süzülüp giden gemiler O’nundur.

Kelime meali

وَلَهُ ve O'nundur · ٱلْجَوَارِ gemiler · ٱلْمُنشَـَٔاتُ inşa edilmiş · فِى denizde · ٱلْبَحْرِ · كَٱلْأَعْلَـٰمِ koca dağlar gibi

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿25﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

25. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

كُلُّ مَنۡ عَلَيۡهَا فَانࣲ‏ ﴿26﴾

küllü men `aleyhâ fân.

26. Yeryüzünde bulunanların hepsi fânidir.

Kelime meali

كُلُّ her şey · مَنْ üzerinde bulunan · عَلَيْهَا · فَانٍۢ yok olacaktır

وَيَبۡقَىٰ وَجۡهُ رَبِّكَ ذُو ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ﴿27﴾

veyebḳâ vechü rabbike ẕü-lcelâli vel'ikrâm.

27. Azamet ve kerem sahibi rabbinin zâtı ise bâki kalır.

Kelime meali

وَيَبْقَىٰ baki kalacaktır · وَجْهُ yüzü · رَبِّكَ Rabbinin · ذُو sahibi · ٱلْجَلَـٰلِ celal · وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿28﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

28. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

يَسۡـَٔلُهُۥ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ كُلَّ يَوۡمٍ هُوَ فِي شَأۡنࣲ‏ ﴿29﴾

yes'elühû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. külle yevmin hüve fî şe'n.

29. Göklerde ve yerde bulunanların hepsi O’ndan ister (O’na muhtaçtır). O her an yaratma halindedir.

Kelime meali

يَسْـَٔلُهُۥ O'ndan isterler · مَن kimseler · فِى bulunan · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerde · وَٱلْأَرْضِ ۚ ve yerde · كُلَّ her · يَوْمٍ gün · هُوَ O · فِى yeni bir iştedir · شَأْنٍۢ

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿30﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

30. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

سَنَفۡرُغُ لَكُمۡ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ ﴿31﴾

senefrugu leküm eyyühe-ŝŝeḳalân.

31. Sizin için de (hesap sorma) vaktimiz olacak, ey sorumluluk yüklenmiş iki varlık!

Kelime meali

سَنَفْرُغُ boş vaktimiz olacak · لَكُمْ sizin için · أَيُّهَ ey · ٱلثَّقَلَانِ iki yük sahibi (insan ve cin)

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿32﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

32. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ إِنِ ٱسۡتَطَعۡتُمۡ أَن تَنفُذُواْ مِنۡ أَقۡطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ فَٱنفُذُواْۚ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلۡطَٰنࣲ‏ ﴿33﴾

yâ ma`şera-lcinni vel'insi ini-steṭa`tüm en tenfüẕû min aḳṭâri-ssemâvâti vel'arḍi fenfüẕû. lâ tenfüẕûne illâ bisülṭân.

33. Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin sınırlarını aşıp öteye geçebilirseniz haydi geçin! Ama (tarafımızdan verilmiş) bir güç olmadıkça geçemezsiniz.

Kelime meali

يَـٰمَعْشَرَ ey topluluğu · ٱلْجِنِّ cinler · وَٱلْإِنسِ ve insanlar · إِنِ eğer · ٱسْتَطَعْتُمْ gücünüz yeterse · أَن geçip gitmeğe · تَنفُذُوا۟ · مِنْ bucaklarından · أَقْطَارِ · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ göklerin · وَٱلْأَرْضِ ve yerin · فَٱنفُذُوا۟ ۚ geçin gidin · لَا geçemezsiniz · تَنفُذُونَ · إِلَّا ancak (geçebilirsiniz) · بِسُلْطَـٰنٍۢ kudretle

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿34﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

34. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظࣱ مِّن نَّارࣲ وَنُحَاسࣱ فَلَا تَنتَصِرَانِ ﴿35﴾

yürselü `aleykümâ şüvâżum min nâriv venüḥâsün felâ tenteṣirân.

35. Üzerinize yalın bir ateş alevi ve erimiş bakır gönderilir de kurtulmak için birbirinizle yardımlaşamazsınız.

Kelime meali

يُرْسَلُ gönderilir · عَلَيْكُمَا ikinizin üzerine · شُوَاظٌۭ yalın alev · مِّن ateşten · نَّارٍۢ · وَنُحَاسٌۭ ve kıpkızıl bir duman · فَلَا başaramazsınız · تَنتَصِرَانِ

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿36﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

36. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتۡ وَرۡدَةࣰ كَٱلدِّهَانِ ﴿37﴾

feiẕe-nşeḳḳati-ssemâü fekânet verdeten keldihân.

37. Gök yarılıp gül kırmızısı bir yağ gibi olduğu zaman!

Kelime meali

فَإِذَا zaman · ٱنشَقَّتِ yarıldığı · ٱلسَّمَآءُ gök · فَكَانَتْ ve olduğunda · وَرْدَةًۭ kıpkırmızı bir gül · كَٱلدِّهَانِ erimiş yağ gibi

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿38﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

38. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فَيَوۡمَئِذࣲ لَّا يُسۡـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسࣱ وَلَا جَآنࣱّ‏ ﴿39﴾

feyevmeiẕil lâ yüs'elü `an ẕembihî insüv velâ cânn.

39. İşte o gün insana da cine de günahı hakkında soru sorulmaz (çünkü her şey apaçık ortadadır).

Kelime meali

فَيَوْمَئِذٍۢ o gün · لَّا sorulmaz · يُسْـَٔلُ · عَن günahından · ذَنۢبِهِۦٓ · إِنسٌۭ insana · وَلَا ne de · جَآنٌّۭ cin'e

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿40﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

40. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

يُعۡرَفُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ بِسِيمَٰهُمۡ فَيُؤۡخَذُ بِٱلنَّوَٰصِي وَٱلۡأَقۡدَامِ ﴿41﴾

yü`rafü-lmücrimûne bisîmâhüm feyü'ḫaẕü binnevâṣî vel'aḳdâm.

41. Günahkârlar simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.

Kelime meali

يُعْرَفُ tanınır · ٱلْمُجْرِمُونَ suçlular · بِسِيمَـٰهُمْ simalarından · فَيُؤْخَذُ ve tutulur · بِٱلنَّوَٰصِى alınlar(ın)dan · وَٱلْأَقْدَامِ ve ayaklar(ın)dan

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿42﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

42. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِي يُكَذِّبُ بِهَا ٱلۡمُجۡرِمُونَ ﴿43﴾

hâẕihî cehennemü-lletî yükeẕẕibü bihe-lmücrimûn.

43. Günahkârların yalan saydıkları cehennem işte bu!

Kelime meali

هَـٰذِهِۦ işte bu · جَهَنَّمُ cehennemdir · ٱلَّتِى yalanladığı · يُكَذِّبُ · بِهَا onunla · ٱلْمُجْرِمُونَ suçluların

يَطُوفُونَ بَيۡنَهَا وَبَيۡنَ حَمِيمٍ ءَانࣲ‏ ﴿44﴾

yeṭûfûne beynehâ vebeyne ḥamîmin ân.

44. Onun ateşi ile kaynar su arasında gidip gelirler.

Kelime meali

يَطُوفُونَ dolaşırlar · بَيْنَهَا onunla · وَبَيْنَ arasında · حَمِيمٍ kaynar su · ءَانٍۢ kızgın

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿45﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

45. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

وَلِمَنۡ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ ﴿46﴾

velimen ḫâfe meḳâme rabbihî cennetân.

46. Rabbinin huzurundan korkan kimse için çifte cennet vardır.

Kelime meali

وَلِمَنْ kimseler için vardır · خَافَ korkan · مَقَامَ (divanında) durmaktan · رَبِّهِۦ Rabbinin · جَنَّتَانِ iki cennet

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿47﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

47. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

ذَوَاتَآ أَفۡنَانࣲ‏ ﴿48﴾

ẕevâtâ efnân.

48. İkisinde de çeşit çeşit ve emsalsiz nimetler bulunur.

Kelime meali

ذَوَاتَآ ikisinin de vardır · أَفْنَانٍۢ çeşitli ağaçları meyvaları

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿49﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

49. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِمَا عَيۡنَانِ تَجۡرِيَانِ ﴿50﴾

fîhimâ `aynâni tecriyân.

50. İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.

Kelime meali

فِيهِمَا ikisinde de vardır · عَيْنَانِ iki kaynak · تَجْرِيَانِ akıp giden

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿51﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

51. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةࣲ زَوۡجَانِ ﴿52﴾

fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.

52. İkisinde de her meyveden farklı türler bulunur.

Kelime meali

فِيهِمَا ikisinde de vardır · مِن hepsinden · كُلِّ · فَـٰكِهَةٍۢ meyvaların · زَوْجَانِ iki çift

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿53﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

53. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشِۭ بَطَآئِنُهَا مِنۡ إِسۡتَبۡرَقࣲۚ وَجَنَى ٱلۡجَنَّتَيۡنِ دَانࣲ‏ ﴿54﴾

müttekiîne `alâ füruşim beṭâinühâ min istebraḳ. vecene-lcenneteyni dân.

54. (Cennettekiler) içleri atlasla dokunmuş sergiler üzerine kurulmuşlardır. Bu iki cennetin de meyveleri kolayca erişilebilecek yakınlıktadır.

Kelime meali

مُتَّكِـِٔينَ yaslanırlar · عَلَىٰ üzerine · فُرُشٍۭ yataklar · بَطَآئِنُهَا astarları · مِنْ kalın atlastan · إِسْتَبْرَقٍۢ ۚ · وَجَنَى ve toplanması (meyvelerin) · ٱلْجَنَّتَيْنِ iki cennetin · دَانٍۢ yakındır (kolaydır)

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿55﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

55. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرۡفِ لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏ ﴿56﴾

fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

56. Oralarda eşinden başkasına bakmayan kadınlar vardır ki onlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.

Kelime meali

فِيهِنَّ orada vardır · قَـٰصِرَٰتُ (eşlerine) diken (dilberler) · ٱلطَّرْفِ bakışlarını · لَمْ onlara temas etmemiştir · يَطْمِثْهُنَّ · إِنسٌۭ insan · قَبْلَهُمْ bunlardan önce · وَلَا ne de · جَآنٌّۭ cin

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿57﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

57. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

كَأَنَّهُنَّ ٱلۡيَاقُوتُ وَٱلۡمَرۡجَانُ ﴿58﴾

keennehünne-lyâḳûtü velmercân.

58. Sanki onlar yakut ve mercandır.

Kelime meali

كَأَنَّهُنَّ sanki onlar · ٱلْيَاقُوتُ yakut · وَٱلْمَرْجَانُ ve mercandırlar

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿59﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

59. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

هَلۡ جَزَآءُ ٱلۡإِحۡسَٰنِ إِلَّا ٱلۡإِحۡسَٰنُ ﴿60﴾

hel cezâü-l'iḥsâni ille-l'iḥsân.

60. İyiliğin karşılığı da ancak işte böyle iyiliktir.

Kelime meali

هَلْ değil midir? · جَزَآءُ karşılığı · ٱلْإِحْسَـٰنِ iyiliğin · إِلَّا yalnız · ٱلْإِحْسَـٰنُ iyilik

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿61﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

61. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ ﴿62﴾

vemin dûnihimâ cennetân.

62. Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.

Kelime meali

وَمِن ve vardır · دُونِهِمَا ikisinden başka · جَنَّتَانِ iki cennet (daha)

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿63﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

63. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

مُدۡهَآمَّتَانِ ﴿64﴾

müẕâmmetân.

64. İkisi de yemyeşil.

Kelime meali

مُدْهَآمَّتَانِ yemyeşildirler

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿65﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

65. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِمَا عَيۡنَانِ نَضَّاخَتَانِ ﴿66﴾

fîhimâ `aynâni neḍḍâḫatân.

66. İkisinde de gürül gürül akan iki su kaynağı bulunur.

Kelime meali

فِيهِمَا ikisinde de vardır · عَيْنَانِ iki kaynak · نَضَّاخَتَانِ fışkıran

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿67﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

67. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِمَا فَٰكِهَةࣱ وَنَخۡلࣱ وَرُمَّانࣱ‏ ﴿68﴾

fîhimâ fâkihetüv venaḫlüv verummân.

68. Her ikisinde türlü meyveler, hurma ve nar var.

Kelime meali

فِيهِمَا ikisinde de vardır · فَـٰكِهَةٌۭ meyvalar · وَنَخْلٌۭ ve hurma · وَرُمَّانٌۭ ve nar

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿69﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

69. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

فِيهِنَّ خَيۡرَٰتٌ حِسَانࣱ‏ ﴿70﴾

fîhinne ḫayrâtün ḥisân.

70. Oralarda, huyu güzel, yüzü güzel kadınlar var.

Kelime meali

فِيهِنَّ onlarda vardır · خَيْرَٰتٌ iyi huylu (kadınlar) · حِسَانٌۭ güzel

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿71﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

71. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

حُورࣱ مَّقۡصُورَٰتࣱ فِي ٱلۡخِيَامِ ﴿72﴾

ḥûrum maḳṣûrâtün fi-lḫiyâm.

72. Otağlarına kapanmış hûriler var.

Kelime meali

حُورٌۭ huriler · مَّقْصُورَٰتٌۭ kapanmış · فِى içine · ٱلْخِيَامِ çadırlar

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿73﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

73. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

لَمۡ يَطۡمِثۡهُنَّ إِنسࣱ قَبۡلَهُمۡ وَلَا جَآنࣱّ‏ ﴿74﴾

lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

74. Onlardan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmuştur.

Kelime meali

لَمْ onlara temas etmemiştir · يَطْمِثْهُنَّ · إِنسٌۭ insan · قَبْلَهُمْ bunlardan önce · وَلَا ne de · جَآنٌّۭ cin

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿75﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

75. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفۡرَفٍ خُضۡرࣲ وَعَبۡقَرِيٍّ حِسَانࣲ‏ ﴿76﴾

müttekiîne `alâ rafrafin ḫuḍriv ve`abḳariyyin ḥisân.

76. Yeşil, hârikulâde güzel yastıklara yaslanmışlardır.

Kelime meali

مُتَّكِـِٔينَ yaslanırlar · عَلَىٰ üzerine · رَفْرَفٍ yastıklar · خُضْرٍۢ yeşil · وَعَبْقَرِىٍّ ve döşeklere · حِسَانٍۢ harikulade güzel

فَبِأَيِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿77﴾

febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

77. Artık rabbinizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?

Kelime meali

فَبِأَىِّ şimdi hangi? · ءَالَآءِ ni'metlerini · رَبِّكُمَا Rabbinizin · تُكَذِّبَانِ yalanlıyorsunuz

تَبَٰرَكَ ٱسۡمُ رَبِّكَ ذِي ٱلۡجَلَٰلِ وَٱلۡإِكۡرَامِ ﴿78﴾

tebârake-smü rabbike ẕi-lcelâli vel'ikrâm.

78. Azamet ve kerem sahibi rabbinin adı ne yücedir!

Kelime meali

تَبَـٰرَكَ ne yücedir · ٱسْمُ adı · رَبِّكَ Rabbinin · ذِى sahibi · ٱلْجَلَـٰلِ büyüklük · وَٱلْإِكْرَامِ ve ikram