Anlayarak Kur’an Okuyorum Uygulamayı aç

Târık Suresi

سُوْرَةُ الطَّارِقِ · 86. sure · 17 âyet · Mekkî · 30. cüz · Mushaf sayfa 591

Târık suresinin Arapçası, Latin harfleriyle okunuşu, Diyanet meali ve her kelimenin Türkçe anlamı. Sesli dinlemek ve ayet ayet tekrar etmek için uygulamada açın.

▶ Anlayarak oku ve dinle

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ ﴿1﴾

vessemâi veṭṭâriḳ.

1. Andolsun gökyüzüne ve gece çakıp görünene!

Kelime meali

وَٱلسَّمَآءِ göğe andolsun · وَٱلطَّارِقِ ve tarık'a

وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ ﴿2﴾

vemâ edrâke me-ṭṭâriḳ.

2. O, gece çakıp görünen nedir bilir misin?

Kelime meali

وَمَآ ve nedir? · أَدْرَىٰكَ sana bildiren · مَا nedir · ٱلطَّارِقُ tarık

ٱلنَّجۡمُ ٱلثَّاقِبُ ﴿3﴾

ennecmü-ŝŝâḳib.

3. Karanlığı delen yıldızdır.

Kelime meali

ٱلنَّجْمُ yıldızdır · ٱلثَّاقِبُ parlayan

إِن كُلُّ نَفۡسࣲ لَّمَّا عَلَيۡهَا حَافِظࣱ‏ ﴿4﴾

in küllü nefsil lemmâ `aleyhâ ḥâfiż.

4. Hiç kimse yoktur ki, başında bir gözetleyeni bulunmasın.

Kelime meali

إِن yoktur ki · كُلُّ hiçbir · نَفْسٍۢ can · لَّمَّا olmasın · عَلَيْهَا başında · حَافِظٌۭ bir koruyucu

فَلۡيَنظُرِ ٱلۡإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ ﴿5﴾

felyenżuri-l'insânü mimme ḫuliḳ.

5. İnsan neden yaratıldığına bir baksın.

Kelime meali

فَلْيَنظُرِ bir baksın · ٱلْإِنسَـٰنُ insan · مِمَّ neden · خُلِقَ yaratıldığına

خُلِقَ مِن مَّآءࣲ دَافِقࣲ‏ ﴿6﴾

ḫuliḳa mim mâin dâfiḳ.

6. O, atılan bir sudan yaratıldı.

Kelime meali

خُلِقَ yaratıldı · مِن bir sudan · مَّآءٍۢ · دَافِقٍۢ atılan

يَخۡرُجُ مِنۢ بَيۡنِ ٱلصُّلۡبِ وَٱلتَّرَآئِبِ ﴿7﴾

yaḫrucü mim beyni-ṣṣulbi vetterâib.

7. O su, bel ve göğüs kafesi arasından çıkar.

Kelime meali

يَخْرُجُ çıkan · مِنۢ arasından · بَيْنِ · ٱلصُّلْبِ bel · وَٱلتَّرَآئِبِ ve kaburga kemikleri

إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجۡعِهِۦ لَقَادِرࣱ‏ ﴿8﴾

innehû `alâ rac`ihî leḳâdir.

8. Şüphesiz Allah onu (öldükten sonra) tekrar yaratmaya elbette kādirdir.

Kelime meali

إِنَّهُۥ şüphesiz O · عَلَىٰ onu tekrar döndürmeye · رَجْعِهِۦ · لَقَادِرٌۭ elbette kadirdir

يَوۡمَ تُبۡلَى ٱلسَّرَآئِرُ ﴿9﴾

yevme tüble-sserâir.

9–10. O gün bütün sırlar ortaya dökülecek; artık insanın ne bir gücü vardır ne de yardımcısı.

Kelime meali

يَوْمَ gün · تُبْلَى yoklanacağı · ٱلسَّرَآئِرُ sırların

فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةࣲ وَلَا نَاصِرࣲ‏ ﴿10﴾

femâ lehû min ḳuvvetiv velâ nâṣir.

Kelime meali

فَمَا yoktur · لَهُۥ onun · مِن hiçbir · قُوَّةٍۢ gücü · وَلَا ve ne de · نَاصِرٍۢ bir yardımcısı

وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجۡعِ ﴿11﴾

vessemâi ẕâti-rrac`.

11–13. Andolsun içindekilerin gidip geldiği semaya ve (tohumun filizlenmesiyle) yarılan yere ki Kur’an (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

Kelime meali

وَٱلسَّمَآءِ göğe andolsun · ذَاتِ dönüşlü · ٱلرَّجْعِ

وَٱلۡأَرۡضِ ذَاتِ ٱلصَّدۡعِ ﴿12﴾

vel'arḍi ẕâti-ṣṣad`.

Kelime meali

وَٱلْأَرْضِ ve yere andolsun · ذَاتِ çatlayan · ٱلصَّدْعِ

إِنَّهُۥ لَقَوۡلࣱ فَصۡلࣱ‏ ﴿13﴾

innehû leḳavlün faṣl.

Kelime meali

إِنَّهُۥ elbette O · لَقَوْلٌۭ muhakkak bir sözdür · فَصْلٌۭ ayırdedici

وَمَا هُوَ بِٱلۡهَزۡلِ ﴿14﴾

vemâ hüve bilhezl.

14. O asla bir şaka değildir.

Kelime meali

وَمَا ve değildir · هُوَ O · بِٱلْهَزْلِ şaka

إِنَّهُمۡ يَكِيدُونَ كَيۡدࣰ ا ﴿15﴾

innehüm yekîdûne keydâ.

15. Onlar bir tuzak kuruyorlar;

Kelime meali

إِنَّهُمْ elbette onlar · يَكِيدُونَ kuruyorlar · كَيْدًۭا bir tuzak

وَأَكِيدُ كَيۡدࣰ ا ﴿16﴾

veekîdü keydâ.

16. Ben de bir karşı plan hazırlıyorum.

Kelime meali

وَأَكِيدُ ben de kuruyorum · كَيْدًۭا bir tuzak

فَمَهِّلِ ٱلۡكَٰفِرِينَ أَمۡهِلۡهُمۡ رُوَيۡدَۢا ﴿17﴾

femehhili-lkâfirîne emhilhüm ruveydâ.

17. Sen o inkârcılara süre ver, onlara biraz zaman tanı.

Kelime meali

فَمَهِّلِ o halde mühlet ver · ٱلْكَـٰفِرِينَ kafirlere · أَمْهِلْهُمْ kendi hallerine bırak · رُوَيْدًۢا birazcık